BABACAN1717 ŞİİR SİTESİDİR TIKLA
BABACAN1717 GEZGİNBABACANTR.GG ŞİİR SİTESİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ
radyo dinle










BENİ HATIRLAMANIZ YETER BANA BABACAN1717


web stats
web stats

BABACAN1717 ZİYARETÇİ DEFTERİ Defteri Okumak İçin Deftere Yazmak İçin


web stats
   
 
  ŞİFALI BİTKİLERİN FAYDALARI
ŞİFALI BİTKİLER VE FAYDALARI
Acıbakla: ( Lupine / Lupin / Lupine) Türkiye’de yetiştiği yerler: Akdeniz bölgesi, Bursa, Antalya ve Konya çevreleridir.
10-100 cm yüksekliğinde, sık tüylü, bir senelik bitkiler. Yapraklar el seklinde parçalı, uzun saplı, 5-9 yaprakçıklıdır. Çiçekleri dik salkım durumunda, beyaz veya mavimsi renkli, çiçek taç yaprağı kelebek seklindedir. Yahudi baklası diye de tanınır.
Memleketimizde üç türü bulunmaktadır.
Beyaz Yahudi baklası: Beyaz çiçeklidir. 120 cm kadar yükseklikte, bir yıllık bir bitkidir.
Sari çiçekli Yahudi baklası: Vatani, Orta ve Güney Avrupa’dır.
Mavi çiçekli Yahudi baklası: Vatanı, Akdeniz çevresi memleketleridir.
Kullanıldığı yerler: Tohumlarının idrar söktürücü, kan temizleyici ve kurt düşürücü tesiri vardır. Bazı türlerinin kavrulmuş tohumları “sebze kahvesi” ismiyle kahve yerine kullanılmaktadır. Fakat alkaloit taşıyan türlerinin bu şekilde kullanılması tehlikelidir.
Acıçiğdem: ( Herbstzeitlose / Krokus / Colchique / Colchicum / Autumn crocuses)
Boyu 10-30 cm yüksekliğe ulasan, otsu ve yumrulu bir bitki. Sonbaharda morumsu pembe renkli, 6 parçalı çiçekler açar. Yaprak ve meyveleri ise ilkbaharda ortaya çıkar. Sonbaharda çiçek açtığından dolayı halk arasında “güz çiğdemi” olarak da bilinir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Türkiye’de pek bulunmaz. Avrupa’nın sulak çayırlarında bol miktarda yetişir.

Kullanıldığı yerler: Tıbbi önemi haiz bir bitkidir. Kullanılan kısmı yumru ve tohumlarıdır. Tohum ve yumruların idrar arttırıcı, terletici, müshil ve romatizma ağrılarını dindirici etkisi vardır. Alkaloitlerin çok yüksek zehirleyici özelliği olduğundan, bu droglar, dahilen ancak hekim kontrolünde kullanılabilir. Eskiden halk arasında romatizma ağrılarını dindirmek için haricen kullanılırdı. Bunun için bir tutam acı çiğdem tohumu, 2-3 diş sarmasak ile havanda iyice dövülür. Elde edilen sulu kişim da bir tülbende emdirilip, ağrıyan kısma sarılır. Bu pansuman birkaç gün arka arkaya tekrarlanır.
Adasoğanı:(Scille / Scillae bulbus / Sea onion / Urginea maritima)
Zambakgillerden bir çeşit bitkidir. Yaprakları uzun şerit seklindedir. Çiçekleri yeşil ve beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram adasoğanı, bir insani rahatça öldürebilir.Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soğanın etli olan orta kısmı, dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Çok iyi bilmeden kullanılmamalıdır.
Kullanıldığı yerler:İdrar söktürür. Kalp hastalarında vücuda biriken suyu boşaltır. Azotemiyi azaltır. Böbrek hastaları kullanmamalıdır.
Ahlat: (Yabanarmudu / Piraster / Pirus elaegrifolia / Wild pear-tree / Poirier sauvage)
Gülgillerden, kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır. Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.
Kullanıldığı yerler: Meyveleri ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarında, filizi ezilip yaraya sürülür.
Ahududu: (Himbeere / Framboise Common / Rasberry bush)
Ağaç çileği ve sultan böğürtleni olarak tanınır. Haziran-temmuz ayları arasında beyazımtrak renkli çiçekler açan, 30-150 cm boyunda, çok senelik, dikenli, çalı görünüşünde bir bitkidir. Dağlık mıntıkaların orman ve korularında tesadüf edilir. Gövdesi dallı, dikenli ve yatıktır. Yaprakları 3-5 parçalı, sivri uçlu, yaprak sapı kıvrık dikenlidir. Çiçekler ekseriya dalların ucunda 5-10 çiçekli salkım halindedirler. Meyvesi etli ve birçok eriksi tipli meyvelerin bir araya gelmesi ile meydana gelmiş, küre biçiminde, kırmızı renkli ve güzel kokuludur. Meyveleri temmuz ve ağustos aylarında olgunlaşır. Çoğu çeşitleri bahçelerde yetiştirilir. Umumiyetle sonbaharda 1-1,5 m aralık bırakılmak suretiyle dikilir. Ahudutları her 6-7 senede bir yenilenmelidir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Ege, Marmara, Karadeniz bölgeleri.
Kullanıldığı yerler: Kullanılan kısmi, meyve, çiçek ve yapraklarıdır. Meyveler tamamen olgunlaştıkları zaman toplanır. Yapraklarında tanen, meyvelerinde ise organik asitler (malik asit, sitrik asit vs.) seker, pektin, uçucu ve sabit yağlar bulunmaktadır. Yaprakları boğaz hastalıklarında gargara için kullanılır. Çiçeklerinden romatizma ve nıkris (gut) hastalıklarında faydalanılır. Taze olarak, şeker ve böbrek hastalıklarında perhiz yiyeceği olarak istifade edilir. Halk arasında ishal ve ateşli hastalıklara karsı tavsiye edilir.
Akdiken: (Geme iner Kreuzdorn / Nerprun Alaterne / Common Buckthorn)
Mayıs-haziran aylarında, sari-yeşil renkli, küçük çiçekler açan bodur bir ağaç. Orman ve koru kenarlarında bulunur. Dalları karşılıklı, uçları diken halindedir. Yaprakları karşılıklı ve saplıdır. Çiçekler küçük demetler halinde bir araya toplanmıştır. Küre seklinde ve bezelye büyüklüğündeki meyvesi evvela yeşil, olgunlukta morumsu-siyah renk alır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Bolu ve Trabzon civarı.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmı taze meyveleridir. Meyvelerinde yağ, renkli maddeler, şeker ve glikoz vardır. İyi bir müshildir. Şurubu yapılır. Müshil ilacı olarak kullanılır. Bunlardan başka meyvelerinin yeşil bir boya da hazırlanır. Memleketimizde yetişmekte olan bir Akdiken çeşidi de “Cehri” adıyla anılır. Bu cins sadece memleketimizde yetişir.
Anason: (Anis / Anis / Anise)
Haziran-ağustos aylarında, beyaz renkli çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliğinde, bir senelik bitki. Gövde dik, silindir biçiminde, içi boş, çok dallı, tüylü ve üstü çizgilidir. Alt yaprakları uzun saplı, oval veya kala biçimindedir. Çiçekler bileşik şemsiyelerde toplanmışlardır. Meyveleri armut seklinde küçük, üzeri tüylü, yeşilimsi sarı renklidir.Basta Ege bölgesi olmak üzere bütün Anadolu’da bahçelerde yetiştirilir. Kültür anasonunun vataninin Anadolu olduğu tahmin edilmektedir.Meyvelerinde nişasta, müsilaj, sabit ve uçucu yağ bulunmaktadır. Uçucu yağ miktarları bitkinin cinsine ve yetiştiği yerin şartlarına bağlıdır. Uçucu yağın % 80-90’i anetoldür. Anetol, zehir etkili fakat bu etkisi çok olmayan bir maddedir. Meyvelerinden su buharı distilasyonu ile elde edilen anason yağı, hemen hemen renksiz ve karakteristik kokuludur.
Anason tıpta midevi, bağırsak gazlarının teşekkülünü önleyici, hazmı kolaylaştırıcı ve göğüs yumuşatıcı olarak kullanılır. Ayrıca nefes darlığı, öksürük ve kala çarpıntısı rahatsızlıklarında da etkilidir. Anason yüksek dozda alındığında bas ağrısı, uyuşukluk, görme zorluğu yapar. Daimi kullananlarda anisizm hastalığına sebebe olur. Bilhassa çocuklara uyku vermede, midede teşekkül eden gazları gidermede çok faydalıdır. Bebekler için bir çay kasığı tohum bir bardak suya olmak üzere çay olarak hazırlanır. Yemeklerden önce veya süte katılarak bir kaç çay kasığı verilir. Büyükler % 1-2’lik çayını günde 2-3 bardak alabilir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Bütün Anadolu
Kullanıldığı yerler: Kullanılan kısmi, meyveleri ve yapraklarıdır. Meyveleri tamamen olgunlaştıktan sonra toplanır ve gölgede kurutulur. Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı giderir. Mide ve barsak gazlarını söktürür. İdrar artırır. Migren ağrılarını keser. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikayetleri giderir.
Andızotu: (Atgözü / Kızılağaç / Inula / Inula helenium / Annuèe inule) Bileşikgillerden, menli yerlerde yetişen, 1 metre kadar sapı olan bir çeşit ottur. Yaprakları büyük, yumuşak ve yuvarlaktır. Çiçekleri sari renkte olup, acı ve kokuludur. Kökü kalındır. Meyveleri küçük, fiştik kozalağına benzer.
Kullanıldığı yerler: Mideyi kuvvetlendirir. Balgam söker. Mikropları öldürür. Vücuda biriken tuzu atar. Üremi, nefrit, sistit, İdrar yolları hastalıklarında faydalıdır. Nefes darlığını giderir. Karaciğer hastalıklarını tedavi eder. Kasıntıları keser. Fazla kullanıldığı zaman, mide bulantısı yapar.
Ararot:(Maranta nişastası / Arrow-root)
Sıcak iklimlerde yetişen "Maranta" adlı kamıştan veya ona benzer başka bitkilerin köklerinden çıkarılan beyaz bir tozdur. Nişastadan daha incedir. Kokusu ve tadı yoktur.
Kullanıldığı yerler: Çocuk maması yapımında kullanılır. Süt çocuklarına ve nekahet dönemindeki hastalara verilir. Hastalıklardan sonra görülen halsizlikleri giderir.
Ardıç:(Wacholder / Geniévre / Juniper)
Kışın yapraklarını dökmeyen daimi yeşil ağaçlardan. Yaprakları küçük pulsu veya iğne seklinde olup 1-2 cm uzunluğundadır. Bir evcikle veya iki evcikle bitkilerdir. Ardıç yemişi diye anılan kozalakları dişi ağaçlar üzerinde bulunur. Ardıç türleri kozalaklarının büyüklüğüne, rengine ve özellikle her kozalağın içinde bulunan tohumlarının sayısına göre birbirinden ayırt edilir.
Çeşitleri ve kullanıldığı yerler: Sıcak iklimlerde ve korunmuş alanlarda ağaç gibi büyümesine karşılık, soğuk bölgelerde çalı manzarasındadırlar. Genel olarak odunu yumuşak ve dayanıklıdır. Kursun kalem yapılır. Kerestesi de demiryolu traversi olarak kullanılır.
Bütün Kuzey Yarımküre’de yetişen 60 türü vardır. Memleketimizde 8 ardıç türü yetişmekte olup önemlileri şunlardır:
Katran ardıcı (Juniperus oxycedrus): Trakya ve Anadolu’da yaygındır. Çalı veya küçük bir ağaç seklindedir. Yaprakları üçlü ve baticidir. Kozalakları kırmızımsı olup iki tohumludur. Dallarından elde edilen katranı cilt hastalıklarında kullanılır.
Adi ardıç (Juniperus communis): Memleketimizde Trakya bölgesinde tesadüf edilen çalımsı veya küçük ağaçlardandır, yaprakları baticidir. Kozalakları mavimsi siyah renkli, üç tohumludur. İdrar söktürücü olarak kullanılır.
Bodur ardıç (Juniperus nane): Memleketimiz dağlarında, özellikle Kuzey Anadolu dağlarında geniş topluluklar meydana getirir. Kozalakları mavimsi siyah renklidir. Yenir ve idrar söktürücü özelliktedir.
Kokar ardıç (Juniperus foetidissima): Dogu Akdeniz Bölgesi ağacıdır. Memleketimizin dağlık yerlerinde yetişir. Sürgünleri dört köşeli, kozalakları mavimsi siyah renkli, 1-2 tohumludur. Yapraklar ezildiği zaman fena kokular çıkarır.
Yüksek ardıç (Juniperus excelsa): Memleketimizin dağlik bölgelerinde yetişir. Sürgünleri dört köşeli değildir. Kozalakları mavimsi siyah renkli, 4-6 tohumludur.
Finike ardıcı (Juniperus phoenicea): Batı ve Güney Anadolu’da yetişen çalımsı, bodur ağaçlardandır. Kozalakları kızılımsı kahverengi, 4-9 tohumludur.
Aslanağzı:(Kurtagazi / Tavşandudağı / Anthirinum / Linaire / Muflier)
Türlü renklerde yetişen güzel görünümlü bir bitkidir. Kokusuzdur. Daha ziyade süs bitkisi olarak kullanılır.
Kullanıldığı yerler: Balgam söktürür. Bronşitte rahatlık verir.
Aslan dişi: (Yabani acımarul / Karahindiba / Taraxacum officinalis / Dent de lion / Dandelion)
Bileşikgiller familyasından, yol kenarlarında, çayır ve hendeklerde yetişen bir çeşit bitkidir. Yaprakları rozet seklindedir. Çiçekleri saridir. Taze yaprakları salata olarak yenilebilir. Kökünde, Teraxacin, Levulin, Inulin ve seker vardır. Yaprakları ilkbahar, kökleri ise sonbahar aylarında toplanıp kurutulur.
Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. Mesane ve kalınbağırsak iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Balgamlı ishalleri keser. Karaciğer şişkinliğini indirir. Böbrek ve safra taslarını düşürür. Sarılıkta faydalıdır. Anne sütünü artırır. Taze filizleri kırıldığı zaman akan sütü de dişleri temizler. Öğütülen kökü, kahveye de katılır.
Ayrıkotu:(Gemeine Qecke / Chiendent commun / Common Couch Grass / Scutch / Twitch)
Temmuz-ağustos ayları arasında yeşil veya morumsu-yeşil renkli başaklar veren, 30-100 cm boyunda, çok senelik otsu bir bitki. Toprak altında çok fazla yayılmış olan ana kökleri bulunur. Bilhassa kumlu toprakları sever. Gövdeleri dik, tüysüz ve içi bostur. Yaprakları dar, uzun, ince, paralel damarlı, sivri uçlu, koyu yeşil renklidir. Çiçekler gövdenin ucunda ve yassı bir başak durumunda toplanmışlardır. Meyve sarimsi renkli uzuncadır. Bitkinin etli kökleri çok eskiden beri üriner hastalıklarda kullanılan önemli bir halk ilacıdır. Kökler mesane ve böbrek iltihapları dahil, mesanedeki tas ve kumları düşürmek için kullanılan iyi bir idrar söktürücüdür. İdrar arttırıcı olarak mısır püskülü, arpa ile beraber kaynatılarak kullanılır. Hatta köpekler bile ağız ve barsaklarini temizlemek için bitkinin yapraklarını büyük bir zevkle yedikleri için bitki "köpek çimeni" olarak da bilinir. Tarlalarda belirtilen türden başka, buna çok benzeyen büyük ayrıkotu (cynadan dactylon) olarak bilinen çeşidinin daha kalın kökleri olup, nişasta da taşımasıyla ayrılır ve diğeri gibi kullanılır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: İstanbul, Trakya, Muğla, Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Kullanılan kısımları kökleridir. Köklerinde eriticin, uçucu yağ, müsilaj ve potasyum bulunur.
Badem: (Echte Mandel / Amandie / Almond tree)
Mart ve Nisan ayları arasında beyaz veya pembe renkli çiçekler açan, 5-12 m yüksekliğinde bir ağaç. Birçok çeşitleri varsa da, tıbbi bakımdan ikisi mühimdir: Amygdalus communis varyete dulcis (tatlı badem), Amygdalus communis varyete amara (acı badem). Tohumun lezzeti birincisinde tatlı, ikincisinde ise acıdır. Yaprakları saplı, parlak, yeşil renkli, kenarları dişlidir. Çiçekleri yaprakların gelişmesinden önce açar ve kısa saplıdır. Çanak yaprakları yeşilimsi sari renkli üçgen seklinde, 5 birleşik parçalı, taç yaprakları beyaz veya pembe renkli 5 serbest parçalıdır. Meyveleri oval şekilli, yeşil tüylü genellikle bir, bazen iki tohumludur.
Kullanıldığı yerler: Acı ve tatlı badem tohumlarından tazyik usulü ile yağ elde edilir. Badem tohumlarında yağ, albüminli maddeler, E vitamini; sekerler ve emulsin isimli enzim vardır. Acı badem tohumları uçucu yağ taşırlar ve ayrıca siyanogenetik bir glikoz olan amygdalin maddesi ihtiva ederler. Acı bademin uçucu yağı, iyi bir koku ve tat giderici (balık yağına ilave edilir) ve hafif bir dezenfektandır. Badem tohumları, badem şurubu hazırlanmasında kullanılır. Çocuklar için iyi bir müshildir. Kremlerin terkibine girer. Meyve kabuğu halk arasında boğaz ağrılarına karsı kullanılmaktadır.
Baldıran: (Aguotu / Conium maculatum / Ciques / Hemlock)
Nemli yerlerde yetişen, 1-2 metre boyunda zehirli bir bitkidir. Gövdesi kalındır. Saplarının alt kısmi erguvani renktedir. Yaprakları büyük, çiçekleri yayvan ve küçüktür. Ev ilaçlarında kullanılmaz.
Kullanıldığı yerler: Tıpta, özellikle dişçilik alanında kullanılır. Ağrı kesici, spazm giderici ve siyatik, tetanoz ile epilepsi hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
Baldırıkara: (Venushaar / Frauenhaar / Capillaire / Maidenhair)
Rutubetli ve serin yerlerde, akarsu kenarlarında, kuyu duvarlarında ve mağara ağızlarında tesadüf edilen 20-40 cm yüksekliğinde otsu bir bitki. Venüssaçi da denilmektedir. Yaprakları uzun, ince, parlak, siyah veya kırmızımtrak-siyah saplıdır. Yaprak parçaları açık yeşil renkli ve böbrek seklinde olup, uç tarafları loplara ayrılmıştır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara bölgesi, Karadeniz, Ege, Akdeniz bölgelerinde yetişir.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları yapraklarıdır. Yapraklar bütün yaz esnasında toplanır, taze olarak veya gölgede kurutulduktan sonra kullanılır. Tıpta çok eskiden beri yumuşatıcı ve balgam söktürücü özelliğinden dolayı öksürük ve bronşitlerde kullanılır. Baldırıkara şurubu da yapılır. Şurup, balgam söktürücü olarak faydalıdır. Kabız edici etkisi de vardır.
Ballıbaba: (Lamium / Lamier / Dead-nettle / Laminum)
Ballıbabagiller familyasından mor çiçekli, pembe, krem veya beyaz renkli bir bitki. Memleketimizde 27 türü tespit edilmiştir. Çoğu türleri, Bati ve Güney Anadolu’da yaygındır. Bunun yanında diğer bölgelerde de yer yer rastlanmaktadır. En çok bilinen ve kullanılan türleri şunlardır:
Beyaz ballıbaba (Lamium album): Türkiye'de yetiştiği yerler: Trabzon civarı, Bayburt (Kop Dağı), Erzurum, Bingöl dağları ve Rize’dir. Mayıs, eylül ayları arasında beyaz renkli çiçekler açan, 20-30 cm boyunda, çok senelik bir bitkidir. Çitler, koru kenarları ve rutubetli yerlerde, ekseriya ısırgan otları ile beraber bulunur. Gövdeleri dört köseli, dik, tüylü ve içi bostur. Yaprakları saplı ve tüylüdür. Çiçekleri tüplü ve iki dudaklıdır. Üst dudak miğfer seklinde, alt dudak üç lopludur.
Sarı ballıbaba (Lamium galeobdolon): Çiçekleri sarı renktedir. İstanbul ve çevresinde bulunur.
Benekli ballıbaba (Lamium maculatun): Çiçekleri kırmızı renkli, yapraklar beyaz ve siyah beneklidir. Kastamonu (Gavurdağı)da bulunur.
Kırmızı ballıbaba (Lamium purpureum): 10-30 cm boyunda otsu bir bitkidir. Çiçekleri pembe renkli ve küçüktür. Kabız ve yaraları iyi edici özellikleri vardır. Nezleye karşı iyi gelir. Memleketimizde çok yayılmıştır.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları çiçekleri ve çiçekli dallarıdır. Çiçekler açılmaya başladıkları esnada toplanır ve gölgede kurutulur. Hafif kabız ve kan kesici özelliği vardır. İdrar yolları hastalıklarında da kullanılmaktadır. Bütün ballıbaba çiçeklerinden Anadolu’da aynı şekilde istifade edilmektedir
Bamya:(Okra / Ocker / Bamia / Gombo / Bamias / Okra / Gumbo)
Mutedil iklimlerde yıllık, sıcak iklimlerde ise, bir kaç defa yetiştirilebilen, boyu 1-2 metreye kadar uzayan, yaprakları asma yaprağına benzeyen, meyvesi beş bölmeli, tohumları yuvarlak ve yeşilimtrak gri renkte bir sebze.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Memleketimizde sebze olarak hemen her yerde yetiştirilmektedir. Akdeniz çevresi, en müsait ve önemli yetişme bölgesidir. Türkiye’nin Erzurum, Kars gibi soğuk ve yüksek yerleri hariç, hemen her yerinde yetiştirilebilmektedir. En çok Akdeniz ve Ege bölgesindeki ovalar ile Amasya’da ziraatı yapılır. Memleketimizde, Sultani, Amasya ve Balıkesir bamya çeşitleri tanınmıştır.
Kullanıldığı yerler: Faydalı bir sebzedir. Yas veya kuru olarak sarf edilir. Konserveleri de yapılır. Meyveleri müsilajlıdır. Kabızlık tedavisi ve barsakların düzenli çalışması için faydalıdır
Banotu:(Bilsenkraut / Jusquame / Herbane / Konca / Bangootu /Hyoscyamus niger) Yumuşak tüylü, otsu bir bitki. Gavurhaşhaşı adıyla da anılmaktadır. Yaprakları yumuşak, saplı veya sapsızdır. Çiçekleri sapsız veya kısa saplıdır. Taç yaprakları alt tarafta tüp seklinde, üst tarafta biraz eğri olarak genişlemiş ve yayılmış olup, tepede beş lopludur. Meyve çok tohumlu ve bir kapakla açılıp tohumlarını saçan bir kapsüldür.
Memleketimizde altı banotu türü bilinmekle beraber, bu türlerden yalnız Hyoscyamus niger (Siyah banotu) ile H.muticus (Mısır banotu) tedavi sahasında kullanılmaktadır. Mısır banotu memleketimizde Malatya civarında bulunmaktadır. Bilhassa alkaloit endüstrisi için önemlidir. Siyah banotu hemen bütün Anadolu ve Trakya’da bulunur. Tıbbi maksatlar için kullanılır.
Hyoscyamus niger (Siyah banotu): Mayıs-eylül ayları arasında sarımsı renkli çiçekler açan, 30-80 cm boylarında, 2 senelik, otsu ve özel kokulu bir bitkidir. Gövdeleri dik, basit veya dallanmış ve yapışkan tüylüdür. Yaprakları, donuk yeşil renkli, kenarları girintilidir. Çiçekler çok kısa saplıdır. Çanak yaprakları tüp seklinde, üzeri damarlıdır. Taç yaprakları huni seklinde, beş parçalı, kirli sarı renkli ve mor damarlıdır. Meyveleri çanak yapraklar tarafından sarılan, kapak ile açılan bir kapsüldür. Bu kapsül içinde gri esmer renkli, oval veya böbrek şeklinde, üzerinde küçük çukurcuklar bulunan çok miktarda tohum bulunur.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Memleketimizde altı türü vardır.Hemen hemen her tarafta, tarla ve yol kenarlarında tesadüf edilir.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi; yaprakları, kökü ve tohumlarıdır. Yapraklar, bitki çiçekli iken toplanır ve kurutulur. Tohumlar tamamen olgunlaştıktan sonra alınır, güneşte veya daha iyisi 40-50 derecelik fırınlarda kurutulur. Yaprak, tohum ve bilhassa köklerde alkaloitler bulunmaktadır. Kuvvetli bir uyuşturucu ve ağrı kesicidir. Bazı müshillerin tesir edebilmesini kolaylaştırır. Çeşitli merhemlerin terkibinde kullanılmaktadır. Bilmeden kullanıldığında sık zehirlenmelere sebeb olan bir bitkidir.
Behmen: (Kavzakökü / Centaurea behen / Parsnip / Panais)
Turpa benzer otsu bir bitkidir. 20 Ocak ile 20 Şubat arasında çiçek açar. Çiçeğinin rengine göre, Kızılbehmen ve Akbehmen adlarında iki türü vardır.
Kullanıldığı yerler: Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir.
Bergamot: (Bergamot Orange / Bergamote / Bergamot / Citrus Bergamia)
Ortalama 4 m boyunda bir ağaç. Esas vatani Bati Hindistan’dır. Yaprakları uzun ve koyu yeşildir. Çiçekleri beyaz renkli ve küçük olup, meyveleri küre veya armut biçiminde, 5-7 cm çapında etli kısmi ekşi lezzetli, kabuk kısmi limon sarısı renklidir. Eskiden Antalya bölgesinde geniş çapta yetiştirilmekteydi. Zamanla bu bölgede Bergamot’un yerini diğer turunçgiller aldı. Bununla beraber halen Antalya civarında bu tür az miktarda bulunmakta ve meyvelerinden reçel yapılmaktadır. Bergamot esansının sanayideki önemi sebebiyle yer tekrar yetiştirilmeye başlanmıştır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Antalya bölgesi.
Kullanıldığı yerler: Meyve kabuklarından sıkma usulü ile Bergamot esansı elde edilmektedir. Yeşilimtrak sarı renkli, hoş kokulu ve acı lezzetli bir sıvıdır. Parfümeri (ıtriyat) sanayinde kullanılmaktadır. Usaresinden kalsiyum nitrat ve sitrik asit elde edilir. Koku vermesi için bazen çaylara da karıştırılır. Ayrıca çeşitli yörelerimizde reçeli yapılarak kışın yenilir.
Biberiye: (Rosmarin / Romarin / Rosemary / Kusdili otu / Rosmarinus officinalis)
Bütün ilkbahar ve yaz boyunca soluk-mavi renkli çiçekler açan, 1-2 m yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. Gövdeleri dik ve çok dallıdır. Yaprakları mızrak gibi, etli ve yeşil renklidir. Çiçekleri dalların uçlarında, yaprakların tabanlarında bulunur. Meyveleri esmer renkli ve fındıksıdır. Kuşdili olarak da bilinir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: İstanbul, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.
Kullandığı yerler: Yaprakları ile bundan elde edilen yağı kullanılır. Yaprakları ve çiçekli dallar yaz mevsiminde toplanır ve açık havada kurutulur. Yapraklar ve çiçeklerinden uçucu yağ, tanen, acı maddeler, organik asitler ve glikozit elde edilir. Mide ve barsak uyarıcısı, idrar söktürücü ve safra artırıcı etkisi vardır. Uçucu yağ, uyarıcı olarak haricen kullanılır. Birçok preparatların terkibine girer. Ayrıca hazımsızlığı gideridir. Çarpıntıları keser. Yarım baş ağrılarını (migren) keser. İdrar ve adet söktürür.
Böğürtlen: (Brombeerstrauch, Brombeere, Mure sauvage, muron, Ing. Bramble, blackberry)
Haziran-eylül ayları arasında, beyazımsı veya pembemsi renkli çiçekler açan, yüksek boylu, çok senelik, dikenli ve çalı görünümünde bir bitki. Ekilmemiş yerlerde, çit, yol ve hendek kenarlarında çok bulunur. Gövdeleri silindir şekilli, içi dolu, odunlu ve dikenli dallar, önce dik, sonra aşağı doğru kıvrık. Yapraklar saplı, kenarları dişli, alt yüzeyleri tüylüdür. Yaprak sapında, uçları geriye doğru kıvrık dikenler bulunur. Çiçekler dalların ucunda toplanmıştır. Meyve; birçok kısmi, meyvelerin bir araya gelmesiyle meydana gelmiş küre biçiminde bir birleşik meyvedir. Rengi önce yeşil, sonra kırmızı ve daha sonra olgunlukta siyahımtraktır.
Türkiye'de yetiştiği yerler: Marmara bölgesi-Bati Anadolu ve Dogu Karadeniz.
Kullanıldığı yerler: Kullanılan kısımları yaprakları ve çiçek tomurcuklarıdır. Yapraklar bitki çiçek açmadan toplanır ve gölgede kurutulur. Yapraklarda tanen ve organik asitler ihtiva eder. Hafif kabız edici özelliği olmakla beraber; diş etleri, bademcik ve boğaz iltihaplarında, ishal ve basurda kullanılmaktadır. Böğürtlenin 70 kadar türü vardır. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde yetişen türlerine Rubus tomentosus, R. discolor misal verilebilir.
Çakaleriği:(Pflaume / Prune / Plum)Gülgillerden, Nisan-mayıs ayları arasında, beyaz renkli çiçekler açan, 1-3 m yüksekliğinde, dikenli bir ağaçtır. Ormanlarda, çit kenarlarında ve kırlarda rastlanır. Gövdeleri silindirik, kabuğu koyu gri renkli ve çok sık dallıdır. Küçük dalların ucu dikenlidir. Çiçekleri beyaz renklidir. Meyveleri sonbahar veya kısa doğru olgunlaşan mâvimsi siyah renkli, küremsi şekilli ve ekşi lezzetlidir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Ege ve Karadeniz bölgesi.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi, çiçekleri ve kurutulmuş meyveleridir. Çiçekler kuru bir havada toplanır ve derhal kurutulur. Çiçekleri hafif müleyyin ve kan temizleyicidir. Meyvelerinde şekerler ve organik asitler vardır. İshali keser. Mide ve barsakların düzenli çalışmasını sağlar. Terletir ve vücuda biriken zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Boğaz ve bademcik iltihabını giderir. Anne sütünü artırır.
Çam fıstığı: (Pines pinea) Çam kozalaklarının içinden çıkartılır. Kuvvetli bir besindir. Günde 2 çorba kasığından fazla yenmemelidir.
Kullanıldığı yerler: Bronşit verem ve akciğer hastalıklarının çabuk iyilesmesine yardımcı olur. Afrodizyak özelliği vardır.
Çemen: (Wärmflasche / Fenugrec / Fenugreek / Buy otu) Nisan-haziran aylarında, sarimsi-beyaz renkli çiçekler açan 20-40 cm yüksekliğinde, bir senelik, otsu bir bitki. Buy otu, hulbe otu olarak da bilinmektedir. Gövdeleri dik, silindir biçiminde, içi bos ve oldukça dallıdır. yaprakları saplı ve 3 yaprakçıklıdır. Çiçekler teker teker veya 2 tânesi bir arada olmak üzere bir yaprağın koltuğundan çıkar. Meyveleri düz veya az çok kıvrılmış olup, fasulye meyvesine benzer. İçinde esmer-sari veya kırmızımsı 6-20 tohum taşır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya, Marmara, Orta, Güney ve Güneydoğu Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Kullanılan kısımları tohumlarıdır. Olgun meyveler toplanır, güneşte kurutulduktan sonra, sopa ile dövülerek tohumlar meyvelerden dışarı çıkarılır. Tohumlarında müsilaj, uçucu yağ ve sâbit yağ, alkaloit, kolin, rutin gibi maddeler vardır. Eski devirlerde Asya memleketlerinde şehvet arttırıcı ve harplerde cesâret verici olarak çok kullanılırdı. Bugün taşıdığı müsilajdan dolayı, yumuşatıcı ve balgam söktürücü olarak kullanılmaktadır. Kuvvet verici ve iştah açıcı olarak, raşitizm, diyabet, tüberküloz ve kansızlıklarda da kullanılmaktadır. Unu, pastırmanın üzerini örten ve "çemen" ismi verilen karışımı (Bu karışım sarımsak, kırmızı biber ve çemen tohumu unundan ibârettir.) hazırlamak için kullanılır.
Centiyane: (Centiyana / Yilanotu / Esekturpu / Gentina lutea / Gentina radix) Dogu Karadeniz Bölgesi ve Uludag'da yetişen, 1 metre kadar yüksekliğinde, geniş yapraklı, kalın köklü bir bitkidir. Kökü acıdır. İçi sarı, dışı esmerdir. Kökü şifalıdır. Sarı ve mavi türü vardır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Doğu Karadeniz Bölgesi ve Uludağ.
Kullanıldığı yerler: İştah artırır, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Vücuda kuvvet verir. Mide zafiyeti ve ekşimelerini giderir. Kansizlikta da faydalıdır.
Çivitotu: (Kokar sedef otu / Sezab / Rue) Sedefotgillerden, çayırlarda ve hendek kenarlarında yetişen, zehirli bir bitkidir. Yaprakları geniş, çiçekleri küçük ve sarı renklidir. Çiçekleri dalların dışına taşmış demetler halindedir. Keskin bir kokusu vardır. Kullanırken kesinlikle tavsiye edilen doz asılmamalıdır.
Kullanıldığı yerler: Kalp çarpıntılarını giderir. Mide ağrılarını dindirir. Zeytinyağı ile kavrulduktan sonra çıbanın üzerine konulursa, çıbanı olgunlaştırır.
Çiğdem: (Krokus / Colchique / Crocus / Lahlah / Mahmurçiçegi / Colchicum) Toprak altında, üzeri ince veya zarımsı birkaç pul ile örtülü, bir yumru taşıyan çok senelik bir bitki. Yaprakları çimen yaprağına benzer. Çiçekler genellikle 1-3 tâne veya türüne göre daha fazla olup, mor, beyaz-pembe sarimtrak renklerdedir. Çiçek taç yaprakları tüpsü olup, uç kısmında huri seklinde genişlemiş ve 6 parçalıdır. Meyveleri çok tohumludur. Avrupa ve Akdeniz bölgesine yayılmış, 40 civârında türü vardır. Bunun da 20 kadarı Türkiye’de bulunur. Genel olarak zehirli alkaloitler taşıyan bitkilerdir. Çiğdem türlerinin bir kısmi ilkbaharda, diğer bir kısmi ise sonbaharda çiçek açmaktadır. Çok güzel olan çiçeklerinden dolayı da bir süs bitkisidirler. Daha çok kullanılanı ve tıbbî olarak bilineni sonbahar veya güz çiğdemi (Colchicum autumnale)dır. Bu da ağustos-ekim ayları arasında çiçek açan yumrulu bir bitkidir. Yaprakları ilkbaharda meydana gelir. Çiçekleri ise sonbaharda olup, pembemsi-mor veya beyazdır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Farklı türlerde Türkiye’nin hemen her tarafında.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi tohumları ve yumrusudur. Tohumlarında sâbit yağ, sakaroz ve kolşisin isimli bir alkaloit bulunur. Yumrularında da kolşisin, inilin, yağ, nişasta, sakkaroz bulunmaktadır. İdrar söktürür, Kabızlığı giderir. Kesinlikle tavsiye edilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Çiğdem tohumu ve yumrusundan hazırlanan preparatlar uzun zamandan beri damla hastalığına karsı kullanılmaktadır. Kolşisin bir ara kansere karsı kullanılmışsa da, hayvansal hücreler için çok zehirli olduğundan hâlen terk edilmiştir. Kolşisinin hücre bölünmesini durdurması etkisinden faydalanılarak, poliploit mutasyonlar elde etmek için zirâatta kullanılmaktadır. Poliploit organizmalar genellikle normalden daha fazla olan büyüklükleri ile göze çarparlar. Bu metod sâyesinde ekonomik değer taşıyan bu bitkilerin yaprak veya meyve ürünlerini arttırmak mümkün olmaktadır.
Ciğerotu: (Pulmonaria officinalis) Hodangiller familyasından, 10-15 cm boyunda, uzun ömürlü otsu bur bitkidir. Çiçekleri önce kırmızımtıraktır. Sonra mor ve mavimsi bir renk alır. Gövdesi dik ve tüylüdür. Tanen, müsilaj, sekerler, reçine ve sabit yağ içerir. Tedavi için yaprakları kullanılır.
Kullanıldığı yerler: Göğsü yumuşatır. Öksürüğü keser. Akciğer hastalıklarında faydalıdır. İdrar söktürür.
Çilek: (Kocayemiş / Fragaria / Strawberry / Fraisier / Erdbeere / Fraise) Gülgillerden, sapları sürünce, çiçekleri beyaz bir bitkidir. Yemişi (Çilek) ilk zamanlar pembe olup, geliştikçe koyu bir renk ve güzel kokulu bir hal alır.
Türkiye’de yetiştiği bölgeler: Ege, Marmara, Karadeniz bölgesi.
Kullanıldığı yerler: Vücudu kuvvetlendirir. Hasta olmayı önler. İdrar söktürür. Böbrek ve mesane hastaliklarının iyileşmesine yardımcı olur. Mide ve barsak tembelliğini giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Hasta olmayı önler. Barsak kurtlarını döker. Ateşi düşürür. Cilde tazelik ve güzellik verir. Distaslarini eritir. Midesi zayıf olanlar suyunu içmelidir. Bazı kimselerde alerji yapabilir.
Çitlembik:(Terpentinpistazie / Térébinthe / Terebinth tree)
Nisan-haziran ayları arasında, yeşilimsi renkte çiçekler açan, 2-6 m yüksekliğinde, kışın yaprağını döken ağaçlar. Menengiç olarak da bilinir. Meyveleri önce kırmızımsı olup, daha sonra kahverengine döner. Ağacın dallarına yapılan yaralamalarla yahut da kendiliğinden sızmayla sakız elde edilir. Bu sakız, bal kıvamında, sarımsı veya grimsi renkli ve hoş kokulu olup menengiç sakızı adını alır. Batı Anadolu’da yabânî menengiçleri aşılamak sûretiyle antepfıstığı elde edilmektedir.
Kullanıldığı yerler: Menengiç sakızı dahilen, idrar ve solunum yolları antiseptiği olarak kullanıldığı gibi, göğüs yumuşatıcı ve balgam söktürücü olarak da kullanılır. Meyveleri rezin, uçucu yağ, palmitik, oleik, stearik asit gibi yağ asitlerini ihtivâ eder. Meyveleri idrar söktürücü etkiye sâhiptir. Gaziantep bölgesinde meyveleri kavrularak menengiç kahvesi adı altında kahve yerine kullanılmaktadır.
Civanperçemi: (Binbiryaprak otu / Kandilçiçegi / Schafgarbe / Milliefeuille / Herbeaux charpentiers / Yarrow) Haziran-eylül aylarında, beyaz veya pembemsi renkli çiçekler açan, yol kenarlarında, tarlalarda ve kurak topraklarda yetişen 20-100 cm yüksekliğinde, kokulu, çok senelik ve otsu bir bitki. Binbiryaprak otu veya kandilçiçegi olarak da anılmaktadır. Gövdeleri dik, dalsız ve yumuşak tüylüdür. Yaprakları sapsız ve koyu yeşil renklidir. Çiçekleri, küçük tepecik (kapitulum) halinde bir araya toplanmış olup, yalancı bir semsiye durumunu meydana getirirler. Bu kapitilumun diş tarafında 5-6 tane dil seklinde beyaz renkli dişi çiçekleri, orta kısmında ise tüp seklinde, kirli-beyaz renkli erdişi çiçekleri vardır. Meyveleri gri renkli ve tüysüzdür.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzey ve Doğu Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmı, yapraklı ve çiçekli dallarıdır. Dallar ve çiçekler henüz tamamen açılmadan toplanır ve gölgede kurutulur. Bitkinin bu kısımları uçucu yağ, sabit yağ ve acı glikozit maddelerini ihtiva ederler. Kuvvet verici, uyarıcı, idrar ve gaz söktürücüdür. İçerisindeki Sincolden dolayı antiseptik, balgam söktürücü ve midevidir. Yara iyi edici bir özelliği vardır. Basurda sulu hulasası fitil halinde verilir. Memleketimizde 20 kadar Binbiryaprak otu türü tespit edilmiştir. Bunların ekserisi halk arasında yukarıdaki tür gibi kullanılmaktadır.
Çobançantası:(Çoban kesesi / Çobantorbasi / Capsella bursa pastoris) Turpgillerden bir çeşit yaban bitkisidir. Meyveleri torbaya benzer. Yaprakları rozet şeklinde olup, demet görünümündedir.Çiçekleri beyazdır. Yaz aylarında toplanıp kurutulur.
Kullanıldığı yerler: Böbrek ve kum taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Ağrıları giderip, vücuda rahatlık verir. Burun kanamalarını durdurur.
Çobanpüskülü:(Stechpalme / Houx / Holly / Houx commun / Ilex aquifolium) Çoğunlukla çalı, bazen da, 10-15 metreye kadar boyu uzayabilen bir ağaç. Yapraklar kalıcı, derimsi, oval, kenarları geniş dişli ve dişlerin tepesi dikenlidir. Çiçekler iki evcikle olup, kurullar hâlinde bulunur. Meyvesi yuvarlak ve parlak kırmızıdır. Kuzey Afrika, Batı ve Güney Avrupa ve Batı Asya’dan Çin’e kadar olan bölgelerde yetişir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya ve Kuzey Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Ateşi düşürür, terletir ve vücuda rahatlık verir. Meyvenin iç kabuğu ökse yapımında kullanılır. Odunu çok sert, ağır ve koyu renktedir. Çok iyi cilâ tutar. Tornacılıkta, kaplamacılıkta, çark dişi yapımında kullanılır. Körpe dalları kamçı sapı yapmaya yarar. Süs bitkisi olarak da yetiştirilir.
Çörekotu:(Çörekotu / Siyah susam / Sevkerak /Nigella / Schwarz-küemmel / Nigelle / Black cumin) Haziran-temmuz aylari arasinda yeşille karışık açık mâvi renkli çiçekler açan, 20-40 cm boyunda bir senelik, otsu bir bitki. Yol kenarları ve bilhassa ekin tarlaları içinde bulunur. Gövde dik ve kisa tüylüdür. Yapraklarin alttakileri saplı, üsttekilerı sapsızdır. Çiçekler uzun saplı ve tek tektir. Taç yapraklari iki loplu ve bal özü bezleri tşıiyan 8 tâne küçük parça hâlindedir. Meyveleri çok tohumlu olup, tohumlar siyah renkli ve oval şekillidir. Güney Avrupa, Balkan memleketleri, Kuzey Afrika, Türkiye ve Hindistan’da yetiştirilmektedir.
Sam çörekotu (Nigella damascena): Yapraklari parçalidir. Çiçekleri tek ve üst yapraklar tarafindan örtülmüş durumdadır. Parlak mâvi çiçeklidir.
Kır çörek otu (Nigella arvensis): 10-30 cm yüksekliğinde mâvi çiçeklidir. Yapraklari sivri parçalidir. Tohumları kurt düşürücü olarak da kullanılır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya ve Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları tohumlarıdır. Tohumları tamâmen olgunlaştıktan sonra toplanır ve güneşte kurutulur. Çörekotu tohumlarında uçucu ve sabit yağ, tanen, sekerler, glikozit bünyeli bir saponin ve alkaloitler bulunmuştur. Tohumları gaz söktürücü, uyarıcı ve idrar söktürücü olarak kullanılmaktadır. Güzel kokusu sebebiyle müshil ilâçlarının içine ilâve edilen iyi bir lezzet ve koku değiştiricidir.
Çöven:(Gipskrau / Gypsophile / Gypsophila / Sabunotu / Helvacıkökü / Saponaia officinalis) Haziran-temmuz aylarinda beyaz çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliğinde çok dallı, çok senelik, kazık köklü, otsu bir bitki. Yapraklari sapsız, soluk yeşil renklidir. Çiçekler küçük pembe ve beyaz renklidir. Tohumlar küçük, hemen böbrek şeklinde esmer renkli ve üzeri pürtüklüdür. Köklerinin dövülmesinden çöven elde edilir. Memleketimizde 27 kadar türü bulunur.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Orta ve Doğu Anadolu
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları kökleridir. Konya ve Beyşehir havâlisinde bu bitkiye dişi çöven ismi verilmektedir. İdrar söktürür. Terletir. Vücuda rahatlık verir. Kusturur ve balgam söktürür. Çöven köklerinde saponin, reçine ve seker vardır. Eskiden beri temizleyici olarak, lekeleri çıkarmak için kullanılır. Memleketimizde ve Yakın Doğu’da “tahin helvası” yapımında da kullanıldığı için buna, helvacı çöveni ismi de verilmektedir. Bâzı yörelerimizde ve Kıbrıs’ta, pişirilerek salamura edilen hellim tipi peynirin bozulmaması için suyuna çöven kökü bırakılır. Trakya bölgesinde çöven otundan “köpük helvası” ismiyle beyaz, köpüksü helva yapılır.
Dalakotu: ( Gemeiner / Gamander / Germander / Kurtluca / Duvarsedefi / Teucrium chamaedrys / Yermeşesi )
Haziran-eylül ayları arasında pembe veya beyazımsı renkli çiçekler açan, 10-30 cm boyunda, çok senelik, otsu bir bitki. Kisamahmuz, yer meşesi ve yer palamudu gibi adlarla da tanınır. Orman altları ile kurak çayırlarda rastlanır. Gövdeleri yatık, gövdeden çıkan dallar ise dik, alt kısımları yuvarlak üst kısımları ise dört köseli ve tüylüdür. Çiçekler yaprakların tabanında gruplar teşkil ederler. Pembemsi renkteki çiçekler tüp seklindedir. Dalakotunun tüylü olanı ”Teucrium polium” mayasıl otu olarak tanınmaktadır. Bitki, üzerini tamâmen kaplamış olan tüylerden dolayı beyaz-gri renktedir. Yaprakların kenarları bilhassa uca doğru dişli ve içe doğru kıvrıktır. Çiçekleri beyaz renkli olup oval durumlarda toplanmıştır. Anadolu’da çoğu yerde yaygındır. Aynı dalak otu gibi kullanılmaktadır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz, Orta Anadolu ve Akdeniz bölgesi.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi, toprak üstü kısımları, yâni çiçekli bitkidir. Çiçek açma mevsiminde çiçekli dallar toplanır, demet yapılıp havadar bir yerde kurutulur. İştah açıcı, uyarıcı, yaraları iyi edici ve ateş düşürücü olarak kullanılır. Bitki uçucu yağ, acı maddeler, tanen, glikozit ve saponinler taşır
Damkoruğu:(Dach-Hauwurz / Orpin / brûlant / Joubarbe / Des toits / Wallpepper / creeping jack / Kulokotu / Saksıgüzeli / Sedum / Sempervium)
Etli yaprakları olan, bir veya çok çiçekli bir bitkidir. Beyaz-sari-pembe renkli olan çiçekleri, Küreci veya salkım durumunda bulunurlar. Çoğunluğu kuzey yarımkürede bulunan 600 türü vardır. Türkiye’de 35 türü bulunur. Tek veya çok yıllık bitkilerdir. Yaprakları tabanda rozetler meydana getirirler.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya ve Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Basur memelerini gidermek ve nasır tedavisi için kullanılır.
Defne: (Lorbeer / Laurier / Sweet bay laurel / Laurus nobilis )
6-18 m yüksekliginde, yuvarlak tepeli ve sık dallı bir ağaç veya ağaççıktır. Almaşık sapın iki yanında karşılıklı değil de aralıklı olarak bir sağda, bir solda bitmiş yapraklar seklinde dizilmiş, 7.5-10 cm uzunluğundaki yapraklar oval biçimli, donuk renkli derimsi ve sert kenarları da genellikle dalgalıdır. Bitkinin sarimsi veya yeşilimsi beyaz renkte küçük çiçekleri, olgunlaştığında rengi koyu mora dönen tek tohumlu, etli meyveleri vardır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Bütün Akdeniz çevresi, özellikle nemli boğazlar. Vatani Anadolu’dur.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi yaprak ve meyveleridir. Yaprakları uçucu yağ yönünden zengindir. Baharat olarak kullanılır. Defne meyvelerinde de uçucu yağ ve diğer yağlar, acı maddeler bulunur. Meyveleri midevî ve sinir ağrılarına karsı kullanılır. Meyve yapraklarından elde edilen yağ cildi tahriş edici merhemlerin içine konur. Ayni maksat için veteriner hekimlikte de, bundan başka sabun ve şampuanlara koku vermek için de kullanılır. Ayrıca, ateş düşürücü, terletici, iştah açıcı, ve hazmı kolaylaştırıcı özellikleri bilinmektedir. Hamilelerin kullanması tavsiye edilmemiştir.
Demirhindi:(Tamarindearinde / Tamarinier / Tamarind/ Tamarin / Tamarindus indica / Pulpa tamarindorum cruda )
Hindistan ve tropikal bölgelerde yetişen, yayık dallı boyu 20-25 metreye ulasan sıcak iklim ağacıdır. Anayurdunun Habeşistan olduğu tahmin edilmekte ise de bugün bütün tropikal bölgelerde yetişmektedir. Çiçek açtığı zaman çok güzel bir görünümü olduğundan yetiştiği bölgelerde, yol kenarlarına park ve bahçelere dikilir. Çiçekleri sari veya kırmızı renkte olup, dalların ucunda salkım seklinde bulunurlar. Meyveleri 20 cm civarında, kahverengi, çok tohumlu olup, olgunlaşınca açılmazlar. Gövde kısmi tahta isleri ve oymacılıkta kullanılır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Güney bölgelerde yetişir.
Kullanıldığı yerler: Yaprakları kaynatılarak elde edilen suyu solucan düşürmede ilâç olarak kullanılır. Meyvelerinden ise ilâç yapımında istifâde edilir. Meyvenin bileşiminde elma asidi, sitrik asit, asetik asit, seker ve pektin bulunur. Tıbbî kullanılmasının dışında seker ve tatlıcılıkta ve vücuda serinlik ve rahatlık verdiği için şerbet olarak kullanılır. Ayrıca, susuzluğu giderici, ve müshil etkileri de bilinmektedir.
Deniz kadayıfı: (Alarga esculenta / Carrageen )
Esmer su yosunlarından bir çeşit deniz bitkisidir.
Kullanıldığı yerler: Solunum ve hazım sistemi nezlelerini giderir. Vücudu besleyici olarak kullanılır.
Deniz üzümü: (Meerträrubchen / Ephédre / Sand Cherry / Sea Grape / Ephedra campylopoda)
Dünyanın kurak yerlerinde yetişen bir bitkidir. Yeşil ve çok dallı olan sürgünlerinde pul seklinde karşılıklı iki yaprak bulunur. Yapraklar terlemeyi azaltmak maksadıyla çok küçülmüş ve pul seklini almıştır. Bu sebeple dallar özümleme vazifesini üzerine almış ve yeşillenmiştir. Bu dallar düğüm ve düğümler arası kısımlara ayrılmışlardır. Ephedralar normal olarak iki evcikledir. Fakat bir evcikle hatta erdişi çiçekli olanlar da vardır. Ephedra cinsinin orta Asya’dan Akdeniz çevresi memleketlerine kadar olan bölgede, Orta Avrupa’da Kuzeybatı Amerika, Meksika ve G.Amerika Ana Dağlarında yetişen 40 kadar türü, memleketimizde yetişen üç türü vardır.
Ephedra campylopoda (Sarkık deniz üzümü): Akdeniz ikliminin bulunduğu kıyı bölgelerimizde, meşe ve ardıç türleri üzerinde sarılıcı olarak yetişir. Dalları 1-4 mm çapında, silindir seklinde, çıplak, boyuna hafif çizgilidir. Meyveleri ekim ayında olgunlaşan, ateş kırmızısı renkli, iki tohumlu, 8-10 mm çapında yalancı üzümsü bir meyvedir.
Ephedra majör (Dik deniz üzümü, dagburugu): İç Anadolu’da özellikle taslı ve çakıllı yamaçlarda yetişir. 0.3-2 m boyunda, çalı görünüşünde, odunlu bir bitki. Dallar sik, 1-1.5 mm çapında, koyu yeşil renkli ve çıplaktır. Yapraklar derimsi ve küçük, meyve kırmızı, nâdiren sari renkli, küre seklide ve üzümsüdür.
Ephedra distachya: Vatani Akdeniz çevresi memleketleridir. Memleketimizde Kars, Kayseri, Çanakkale çevresinde yetişmektedir.
Ephedra sinica: Çin’de 5000 yıldan beri tanınan ve halk tıbbında kullanılan önemli bir bitkidir. Bu bitki özellikle Güney Çin’de deniz kenarına yakın yerlerde yetişir. Bugün Kuzey-Bati Hindistan ve Bati Pakistan’da yetişmektedir. Bitki 60-90 cm yüksekliktedir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Ege, Akdeniz ve İç Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi kuru dallarıdır. Bileşiminde, Ephedrin alkaolidi ve tanen vardır. Ephedrin astıma karsı kullanılır. Eski devirlerden beri Çin’de ve Orta Asya’da terletici, ateş düşürücü, romatizma ağrılarını ve astım nöbetlerini dindirici olarak kullanılmıştır. Fakat bugün çoğunlukla astım nöbetlerini dindirici ve yüksek ateşe karsı kullanılmaktadır.
Dereotu: (Dile / Aneth / Anet / Tereotu / Anethum / Anethum graveolens / Peucedanum graveolens)
Nisan-haziran ayları arasında, sarımtrak renkli çiçekler açan 30-70 cm boyunda, güzel kokulu, bir senelik otsu bir bitkidir. Dereotu, durakotu olarak da bilinir. Rutubetli, sulak ve gölgeli yerleri sever. Gövdesi dik, dallı, tüysüz, üstü çizgili ve içi bostur. Yapraklar ince ve dar parçalı, koyu yeşil renkli ve etlidir. Yaprak sapının alt kısmında gövdeyi saran geniş bir yaprakçık bulunur. Alt yaprakları saplı, üst yapraklar sapsızdır. Çiçekler bileşik semsiye durumunda toplanmışlardır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Ege, Akdeniz bölgelerinde bahçelerde yetiştirilir.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi meyveleridir. Meyveler eylül sonunda toplanır ve gölgede kurutulur. Meyvelerinde sâbit ve uçucu yağ, pektin ve azotlu bileşikler vardır. Meyveler yatıştırıcı, mide ve bağırsak gazlarını önleyici olarak kullanılır. Hazımsızlık ve hıçkırığa da tesiri iyidir. Yaprakları da yemek ve salatalarda kullanılır.
Devedikeni: (Circium arvense / Chardon / Yabani enginar)
Bileşikgillerden, tarlada yetişen 1 metre kadar boyunda bir bitkidir. İnce ve çengelli bir yapıya sahiptir. Yasken güzel koku verir. Kuruyunca kokusunu kaybeder.
Kullanıldığı yerler: Ateş düşürücü, terletici ve vücuda rahatlık verici olarak kullanılır.
Dolamaotu: (Pronychia serpilifolia)
Karanfilgiller familyasından, yeşil ve beyaz renkte küçük çiçekleri bulunan bir bitkidir. Yaprakları beyazımtırak yeşil renklidir. Köklerinden faydalanılır.
Kullanıldığı yerler: Dolama ve çıban tedavisinde kullanılır.
Düğünçiçeği:(Hahnenfuss / Rénoncule / Buttercup ranunculus / Giritlalesi / Sekayiklalesi / Turnaayağı / Kurbağaotu / Sütlüce otu)
Nisan-temmuz ayları arasında, ekseriya parlak sari, nâdiren beyaz renkli çiçekler açan bir veya çok senelik otsu bitkilerdir. Çiçekleri ekseriya tek baslarına 5 veya daha çok parçalıdırlar. Taç yaprakları genellikle parlak sari renktedir. Yapraklar elsi dilimli veya tam kenarlıdır. Memleketimizde 78 türü bulunmaktadır.
Kullanıldığı yerler: Düğünçiçeği (Ranunculus) türleri yakıcı, tahriş edici, kızartıcı ve zehirli bitkiler olarak tanınmışlardır. Tedâvi sahasında nâdiren kullanılır. Tedâvi maksadıyla kullanılmakta olan türler şunlardır:
Yakıcı düğünçiçeği (R. acar), yumrulu düğünçiçeği (R. bulbosus), bâsurotu (R. icarca) bataklık düğünçiçeği (R. scelerotus).
Bâsurotu ortaçağdan beri bâsura karsı kullanılmaktadır. Saponin, glikozit ve yakıcı bir uçucu yağ taşır. Kavak merhemi ile birlikte hâricen basura karsı verilmektedir.